Bir önceki makalemizde bir E-Ticaret Uygulamasını yaparken dikkat etmeniz
gereken genelde teknik ağırlıklı bir çok önemli kriterden bahsetmiş ve
markalamanın önemine değinerek, bunun bir başka makalemizin konusu olduğunu
söylemiştim. Bu makalemizde E-Ticaret uygulamalarının en az teknik kısımları
kadar önemli olduğunu düşündüğüm markalama ve pazarlama stratejilerinden
bahsetmek istiyorum.
Marka Tanımı
Öncelikle "Marka" tanımını yapalım.
İnsanların bir çoğu markayı, müşterilerin bir ürün, hizmet, ticari ünvan veya
imajla ilgili bir fikir ürünü olarak tanımlar. Bunun yanında markayı diğer
popüler birkaç ifadeyle değerlendirirsek: tahmin edilen sonuçlar ve kullanım
sağlayacak güvenilen ve inanılan bir ürün veya hizmet, ideali veya istenen
tatmin düzeyini temsil eden değer, müşterilerin kalbinde ve zihninde oluşturduğu
bir yaşam biçimi, eknomik bir varlık vs. Bütün bunlar marka adı verilen çok
yönlü fakat tek bir kavramı anlatır.
Ancak bu geleneksel yaklaşımlar bizim için en önemli hususu göz ardı eder:
Alıcı-Satıcı ilişkisi. Bu iki aktör; koşulları, görüş açıları, beklenti ve
ihtiyaçları farklı olsa da bu yönlerden direk marka ile ilintilidir. Bir
E-Ticaret projesi oluştururken marka tanımımızı bu konu üzerine odaklamalıyız.
Geleneksel yaklaşımlar Internet ortamında artık tarihe karışmıştır. "Benim
müşterim benden sadece kitap ister. Benimle ya da şirketimle ilgilenmez."
diyemezsiniz. Artık siz ve pazarladığınız şeyler müşterinin bir tık önündesiniz.
Marka bağımlılığı, müşteriyi elde tutma, kolay, hızlı ve güvenli alışveriş gibi
kavramlar sizin önceliğinizdir.
Markayı Oluşturan Değerler
Bir markayı birbirine
ayrılmaz şekilde bağlı dört öğe ile tanımlarız: Tatmin, İlişki, Beraberlik ve
Hikaye. Bir marka, müşterinin bir ürün ya da hizmeti satın alma ve kullanım
sürecinden beklediği ana tatmin, bu ürün veya hizmetin pazarlama
faaliyetlerinde etkileşimde bulunarak oluşturduğu beraberlik, bu
beraberliğin sonucu olarak doğan bir alıcı-satıcı ilişkisi ve tüm
bunların tıpkı insan yaşamı gibi doğma, büyüme ve gelişme gibi olaylar bütünü
sonucu ortaya çıkan bir hikayedir.
E-Markaların Anatomisi
Yeni bir marka oluşturmak veya
varolan bir markamıza bir dot.com eklemek istiyorsak ilk makalemizde bahsi geçen
doğru konumlanma kuralı hala geçerlidir. Bunun anlamı, müşterilerin tek bir
kelime (markanız), tek bir fikir (tatmin) ve tek bir etkileşimle (deneyim) ortak
olacağıdır. Çok sayıda web sayfası bulunmasına rağmen bunların çoğu ile
etkileşim sözkonusu değildir. Bugün başarı öykülerini okuduğunuz öncü sitelerin
mevcut ortam içinde müşterilere en çok hizmet sağlayacak etkileşim ve seçicilik
arasındaki dengeyi deneme ve yanılmayla bulmalarını hatırlarsanız şanslı
olduğunuzu anlarsınız. Yaşanan deneyimler bizi dijital bir marka oluştururken
dikkat edilmesi gereken 3 önemli hususa götürüyor: Elektronik Hizmet /
Servisler, Arayüz / Interface ve Tüketici Tatmini. Şimdi bunları biraz açalım.
- Elekronik Hizmetler / Servisler:
Bir elektronik hizmet;
müşteri için sezgisel, açıklama gerektirmeyen özel bir tatmin sunulmasıdır
diyebiliriz. Öyle ki, her bir elektronik hizmet bir sorunu çözerken ya da
ortadan kaldırırken veya yarar sahibini o sorunu çözmek için yeni bir
kabiliyetle güçlendirirken hiçbir açıklama gerektirmemelidir. Bu hizmetler B2B
(işletmelere yönelik) ve B2C (tüketicilere yönelik) tipi projelerde farklılık
gösterir. E-Posta, takvim, hatırlatıcı, rehberler, yardım ve eğitim
kolaylıkları, arama, konfigürasyon ve diğer motorlar, açık artırma, eğitim
grupları benlardan yalnızca bir kaçıdır.
- Arayüz / Interface:
Arayüz, dijital marka oluşturmada
tüm öğelerden çok daha önemlidir. Çünkü tüketicinin zihninde markayı oluşturan
tatminler arayüzdeki kaynakların etkileşiminden oluşur. Arayüz tasarımını en
ince detayı ile bir uzman(lar) ele alarak hizmet etmek istediğiniz pazar,
müşteri veya yarar sahiplerinin bireysel iş akışlarını ve kullanma modellerini
yansıtması gerekir. Bu düzeyde bir ifade ve uyuma ulaşmak için; kullanıcı arayüz
teorisinde derin bilgisi olan bir interaktif danışmanlığa, çok medyalı bir
geliştirmeye, zekice yapılmış bir araştırmaya ve web etkileşimlerini tanımlayan
teknik parametrelere ihtiyaç vardır. Macromedia'nın MX vizyonunu lansmanından
itibaren hiç durmadan her platformda "Rich Internet Applications" kavramına
vurgu yapmasının boşuna değildir.
- Tüketici Tatmini:
Müşteri ve kullanıcıların özenle
araştırılması, belirli bir yarar sahibinin istediği tatmin sürecinin marka
platformunda ne tür etkileşimler sonucu ortaya çıktığını gösterecektir. Bu
tatminlerin üretilmesi ile, tüketici ve üretici arasında bir güven ortamı
yaratılır ve sürdürülür. E-Ticaret ortamına baktığımızda, tüketicilerin genelde
aynı nitelikleri aramakla beraber, uygulamalar sonucunda beklentilerinin uygun,
basit ve güvenli etkileşimlere kaydığını görüyoruz.
Yol Haritası
Yola çıkmadan önce kendinize yukarıda
saydıklarımız ile ilgili birkaç soru sormalısınız. Oluşturduğum Platform
tüketicilerin gerçekten ihtiyaç duyduğu ve istediği hizmetleri sunmakta mıdır?
Bu elektronik hizmetler tüketiciyi keyif ve tutkuyla kendine bağlamakta mıdır?
Tüketiciler bu hizmetleri haftanın yedi günü ve yirmidört saat kullanabilmekte
midirler? Sağladığım her elektronik hizmet kullanımı için açık, basit ve
zorlayıcı bir eğitim gerektiriyor mu? Tüketicilerin duymak istediklerini
anlatıyor mu? Tüketicilere sanki onlar için hazırlanmış gibi geliyor mu? Bu
hizmetler rakiplerin karşılayamadıklarını karşılayabiliyor mu? Müşteriler sizin
interaktif bir ilişki istemnizin gerçek nedenlerini doğru olarak sezebiliyor mu?
Açık bir gizlilik politikanız var mı? İzne tabi elektronik hizmetlerle onlara
yardımcı olmak için tüketicileri davet ediyor musunuz? Bu ilişkinin karşılıklı
nasıl yarar sağlayacağını öüşterilere ikna edici bir tarzda açıkladınız mı?
Bu sorulara duraksamadan net ve olumlu cevaplar verebiliyorsanız, doğru
yoldasınız demektir. Kısacası müşterinize ilgili, basit ve
güvenilir bir etkileşim sunduğunuzdan emin olmalısınız. Yol Haritanızı
tamamen bu öğeler üzerine kurup, ilerleyin.
Sonuç:
Bir bilgisayar ekranı karşısına oturup, sessiz bir
web sayfasından diğerine geçmek, arkadaşlar ve aile bireyleri ile beraber bir
arada olmak ile kıyaslandığında pek soğuk kalacaktır. Çünkü sıcaklık yoktur.
sıcaklık olmayınca güven de olmaz. İnsanlar daha şüpheci ve paylaşmaya daha az
istekli olur, bir markanın kalbinde yatan güven ilişkisi asla oluşmaz. Bizler
web deneyiminin izole edici ve insanlıkdan uzaklaştırıcı yönlerini yok etmek
için dijital teknolojiyi kullanarak ilgili, basit ve güvenli etkileşimleri
hazırlamalı ve projelerimizin gelişimlerini bu eksene göre belirlemeliyiz. Bu
kriterler dikkat alınarak hazırlanmış bir proje müşterileri sayfada tutar,
onlarla ilişki kurar (görüyorum, istiyorum), tutkulu etkileşimler doğurur(satın
alıyorum, hoşlanıyorum), marka ilişkilerini kişiselleştirir (sana yardım edeyim,
bana yardım et), işbirliği ve destek sağlar (seni arkadaşlarımla
tanıştırayım).
Bir sonraki makalemizde görüşmek üzere.
Copyright © Ouznet,Msn Programları,Komik Sesler,Oyunlar, Programlar,Animasyonlar,Komik Videolar,Şarkı Sözleri,Oyun İncelemeleri,Fıkralar Tüm hakları saklıdır.